Zarrab ABD şirketlerini milyarlarca dolar zarara uğratmış! Savunan avukatları Bank of America...

Zarrab ABD şirketlerini milyarlarca dolar zarara uğratmış! Savunan avukatları Bank of America ve Deutsche Bank’a da çalışıyor!

830
0
PAYLAŞ

Bhrara Zarrab’dan Mağdur Olan Yeni ABD Bankalarının İsimlerini Açıkladı. Meblağlar milyar dolarlarda.

Gazeteci İlhan Tanır, Zarrab davasını en iyi takip eden kişi. Zarrab’ı savunan avukatların 2001’de Türk ekonomisini bir günde batıran Bank of America ve Deutsche Bank’ın avukatları da olması yaşanan krizi ilginç hale getirdi. Trump, Savcı Bhrara’nın görevine devam etmesi kararı verdi, zira zarar gören Amerikan şirketleri 100 milyar dolar talep ediyor. Bu büyük meblağın Erdoğan, Zarrab ve Babek Zencani, yani İran kasasasına kaçak girdiği belgelendi. llhan’ın ilgili haberleri bu krizi, asrın en büyük skandalını özetliyor (FA):
New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara, seçilmiş Başkan Trump’ın kendisini yeni dönem için atamasından sonraki ilk dilekçesini mahkemeye hafta sonu sundu ve Reza Zarrab nedeniyle mağdur olduğunu ve aynı zamanda Zarrab’ın avukatlık şirketi Kirkland & Ellis tarafından temsil edildiği için potensiyel çıkar çatışmasının mümkün olduğunu ileri sürdüğü diğer 6 bankanın isimlerini de açıkladı. Başsavcılık, Zarrab’ın avukatlık şirketi K & E’nin aynı zamanda Zarrab’ın yaptığı ‘hileli’ ve ‘gizli’ işlemlerden dolayı mağdur olan bankaları da temsil ettiğini ve bunun çıkar çatışmasına neden olabileceğini ileri sürmüş, bunun için duruşma yapılmıştı. Bu duruşmanın devamı 15 Aralık’da yapılacak.

Bhara’nın K & E’nin temsil ettiğini tespit ettiği ve bu bankaların Zarrab’ın şirketleri ile yaşadığı bankalar:
JPMorgan Chase Bank
Citibank
HSBC Bank
Stardard Chartered Bank
Wells Fargo
UBS

Bu bankalarda işlem yaptığını ileri sürdüğü Zarrab’a bağlı şirketlerin isimleri ise:
Al Nafees Exchange
Ascot General Trading
Asi Kıymetli
Hanedan General Trading
Haseki Madenler
Royal Emeald Investments
Anvil Int. Gen Trading
Grandeur General Trading
Kapital Kıymetli
Pırlanta Kıymetli

Dilekçenin orijinali burada.

Buradaki işlemler -ki bunlar sadece K & E’nin temsil ettiği bankaları kapsıyor, yaklaşık 1.5 milyar dolar civarlarında olduğu görülüyor (bu hesabın teyidi gerekiyor.)

Dilekçede görünen işlemler şöyle gösteriliyor:

           – Al Nafees Exchange
o JPMC – approximately 18,360 transfers totaling approximately $1,482,873,991 o Citibank – approximately 1,983 transfers totaling approximately $870,484,072 o HSBC – approximately 2,479 transfers totaling approximately $160,732,678
o Standard Chartered – approximately 1,575 transfers totaling approximately
$338,798,823
o UBS – approximately 63 transfers totaling approximately $8,347,560
o Wells Fargo – approximately 1,408 transfers totaling approximately $163,020,695

  • –  Ascot General Trading
    o JPMC – approximately 12 transfers totaling approximately $5,601,042
    o Citibank – approximately 9 transfers totaling approximately $3,392,250
    o HSBC – approximately 4 transfers totaling approximately $89,989
    o Standard Chartered – approximately 6 transfers totaling approximately $438,601 o UBS – approximately 1 transfer totaling approximately $51,110
    o Wells Fargo – approximately 17 transfers totaling approximately $5,929,700
  • –  Asi Kiymetli
    o JPMC – approximately 185 transfers totaling approximately $31,906,321
    o Citibank – approximately 239 transfers totaling approximately $16,920,109 o HSBC – approximately 205 transfers totaling approximately $14,545,678 o Standard Chartered – approximately 118 transfers totaling approximately
    $24,961,261
    o UBS – approximately 3 transfers totaling approximately $606,704
    o Wells Fargo – approximately 483 transfers totaling approximately $36,827,269
  • –  Hanedan General Trading
    o JPMC – approximately 112 transfers totaling approximately $60,715,976 o Citibank – approximately 77 transfers totaling approximately $92,020,252 o HSBC – approximately 67 transfers totaling approximately $15,008,870 o Standard Chartered – approximately 201 transfers totaling approximately
    $70,825,337
    o Wells Fargo – approximately 5 transfers totaling approximately $1,714,981
  • –  Haseki Madenler
    o JPMC – approximately 9 transfers totaling approximately $925,373
    o Citibank – approximately 10 transfers totaling approximately $2,483,930
    o HSBC – approximately 1 transfer totaling approximately $399,920
    o Standard Chartered – approximately 12 transfers totaling approximately $3,816,012
    o Wells Fargo – approximately 1 transfer totaling approximately $35,477
  • –  Royal Emerald Investments
    o JPMC – approximately 7,658 transfers totaling approximately $528,302,720 o Citibank – approximately 177 transfers totaling approximately $49,868,923 o HSBC – approximately 880 transfers totaling approximately $47,608,981
    o Standard Chartered – approximately 248 transfers totaling approximately
    $49,251,587
    o UBS – approximately 8 transfers totaling approximately $10,807,950
    o Wells Fargo – approximately 235 transfers totaling approximately $28,105,019

    Anvil International General Trading
    o JPMC – approximately 1,051 transfers totaling approximately $58,833,657 o Citibank – approximately 66 transfers totaling approximately $13,192,424 o HSBC – approximately 67 transfers totaling approximately $3,869,944
    o Standard Chartered – approximately 250 transfers totaling approximately
    $99,209,351
    o Wells Fargo – approximately 9 transfers totaling approximately $665,665
    Grandeur General Trading
    o JPMC – approximately 87 transfers totaling approximately $49,960,727
    o Citibank – approximately 137 transfers totaling approximately $28,072,423
    o HSBC – approximately 110 transfers totaling approximately $4,847,760
    o Standard Chartered – approximately 65 transfers totaling approximately $43,335,583 o Wells Fargo – approximately 12 transfers totaling approximately $22,082,180

    Kapital Kiymetli
    o JPMC – approximately 44 transfers totaling approximately $9,437,782
    o Citibank – approximately 23 transfers totaling approximately $45,598,816 o HSBC – approximately 166 transfers totaling approximately $16,296,712 o Standard Chartered – approximately 1,155 transfers totaling approximately
    $546,179,959
    o UBS – approximately 2 transfers totaling approximately $4,857

    Pirlanta Kiymetli
    o JPMC – approximately 47 transfers totaling approximately $36,414,225 o Citibank – approximately 4 transfers totaling approximately $6,650,000 o Standard Chartered – approximately 168 transfers totaling approximately
    $48,986,464
    o UBS – approximately 1 transfer totaling approximately $20,035

    İstanbul ve New York kaynaklarından alınan bilgilere göre bugün The Bank of New York Mellon isimli Amerikan Bankasından Türkiye’ye büyük meblağlarda para transferi bloke edildi.
    Konu ile ilgili olarak İstanbul kaynaklarının bildirdiğine göre bu engellemeden dolayı İstanbul piyasalarında ek bir gerginlik meydana gelmiş durumda.
    ABD finansal kurumlarına yakın kaynaklarının @WashingtonPoint’e bildirdiğine göre bu büyük miktarda transferleri önleyen kurumun bizzat Amerikan Hazine Bakanlığına bağlı olan ‘’Finansal Suçlar Kolluk Network’’ ü, kısa adıyla FinCEN olduğu belirtildi. FinCEN, ABD Hazine Bakanlığına bağlı olarak ‘’illegal finans kullanma ve kara para aklama ile mücadele’’ bürosu olarak biliniyor.

    Transferin milyar dolarlarda oldugu bilinse de, tam olarak miktari netlesmis degil.

    New York Mellon Bankası, halka açık bir şirket.
    Paranın Türkiye’deki sahibinin Kıbrıs’daki bir offshore bankası olduğu bilgileri de geldi. Bu son bilgiler, yani paranin Türkiye’deki adresi henüz teyid edilmiş değil.

    Zarrab Davasındaki Yeni Gelişmeler

    Reza Zarrab davasında Pazartesi günü, Şükran Gününden sonraki hafta başında yoğun bazı gelişmeler yaşandı.

    Hatırlanacağı gibi Başsavcı Preet Bharara, geçen hafta başında Zarrab’ın dört önemli avukatının şirketi olan K & E ‘nin aynı zamanda Bank of America ve Deutsche Bank’ı da temsil ettiğini ileri sürerek, bir çıkar çatışmasının mümkün olduğunu ileri sürmüştü. Bunun ortaya çıkarılması için bir duruşma isteyen Başsavcılık sonrası Şükran Günü öncesi 23 Kasım tarihinde ilk kez ve kısa bir duruşma yapılmıştı.

    28 Kasım günü, Hakim Berman’ın talep ettiği şekilde Zarrab’ın savunmasında bir çıkar çatışması olup olmadığına bakmak üzere Harry H. Rimm isimli bir avukat görevlendirildiğini kaydeden bir dilekçeyi mahkemeye sundu.

    Harry Rimm, Zarrab ile ilk kez bugün görüşme yapacak. Yarın, yani 30 Kasım günü ise Zarrab’ın avukatlarının aynı zamanda Bank of America ve Deutsche Bank’ı temsil etmesinin bir çıkar çatışması yaratıp, yaratılmayacağına bakılacak.

    K & E, 28 Kasım günü mahkemeye sundukları bir dilekçe ile, temsil ettiklerri Bank of America ve Deutsche Bank’ın Zarrab’ın duruşmasına ifade vermek istemediklerini kaydetti.

    Ayrıca Zarrab’ın İphone’undan çıkan kanıtlarla ilgili yapılacak duruşmanın 5 Aralık tarihinden 15 Aralık tarihine etelemesi kabul edildi.

    Bunun yanısıra Başsavcılık davet edilen FBI ajanlarından birinin tanık olarak gelmemesi gerektiğini talep eden bir dilekçe sundu.

    Kuveyt Türk, Amerika’da çekilecek terörizm finansmanı filminde yer alacak

    Kuveyt Türk’ün terörizm bağları ABD Senatosunda Tartışılacak

    ABD Senatosunun en güçlü ikinci Demokrat Partili Senatörü olarak bilinen Dick Durbin, Kuveyt Türk ve Kuveyt’de bulunan kardeş bankası Kuwait Finance House’un terörizmi fonlayıp, fonlamadığı hakkında ABD Kongresinde bir oturum düzenleyeceğini ilan etti.

    PR News’ün bildirdiğine göre Senatör Durbin Senato’daki bu toplantıyı Adalet Komitesinin İnsan Hakları ve Hukuk Alt komitesinde düzenleyecek. Bu oturumun temel konusu Kuveyt Türk ve Kuwait Finance House’un (KFH) IŞİD, El Nusra ve diğer başka terörist gruplara para yardımı veya finansal hizmetler verip vermediği üzerine olacak. Bu grupların bölgedeki Hristiyan sivilleri öldürüp, yaraladığı ve büyük bir göç meydana getirmesi suçlamaları hakkında tartışma yapılacak. Bankalar da soykırım da dahil olmak üzere birçok ağır suçlamalara yol açmakla veya göz yummakla suçlanıyorlar.

    Senatör Durbin henüz bu oturum ile ilgili özel bir açıklama yapmış değil ama geçmişte terörizme yardım etmiş kimse ve kurumların arkasından gitme sözünü verdiği biliniyor.

    Senato’daki bu toplantının Kuveyt Türk ve Türkiye’nin IŞİD ve diğer terör gruplarına yardım etme rolü ile ilgili olarak büyük bir dikkat çekmesi bekleniyor. Oturumun Senato’da olması, Kuveyt Türk’e odaklanması, banka için kötü bir kabus olabilir.

    Haziran ayında ABD’de açılan davada 7 ayrı suç sayılıyor. Kuveyt Türk’ün 2015 yılı ortalarına kadar Türkiye’deki en yetkili isminin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın dostu Abdullah Tivnikli olduğu biliniyor.

    Soykırıma yol açmakla suçlanan banka

    ABD’nin California eyaletinde açılan davada, Kuveyt merkezli Kuwait Finance House (KFH), Kuveyt-Türk Katılım Bankası ve Hajjaj al Ajmi IŞİD ve El Kaide gibi örgütlere yardım etmekle suçlanmıştı.

    Suriye ve Irak’daki Süryani Hristiyanları temsil bir Sivil Toplum Kuruluşu olan St. Francis Assisi (SFA) adına WEISS Avukatlık bürosu tarafından California’da açılan davada Kuveyt Türk, KFH ve ve Hajjaj al Ajmi’ye IŞİD ve El Kaide gibi örgütlere yardım etmekle, ayrica içinde insanlığa karşı suçların işlenmesi, soykırım gibi çok ağır iddialar da bulunan diger bazi suclamalarla bilerek ve isteyerek yardım ve yataklık etme nedeniyle dava açılmıştı. Bu suçları işleyenlere finansal sistem geliştirerek teşvik etme ve moral yardımı etmek gibi birçok diğer suçlamaları da içeren bu davada Kuveyt Türk’e toplamda 7 suçlama getiriliyordu.

    KFH ve Kuveyt-Türk’ün devamlı olarak ve bilinçli bir şekilde IŞİD’e mali yardımda bulunduğu ileri sürülmüştü.

    KFH ve Kuveyt-Türk’ün uluslararası terörizme katkı sunduğu, ABD’deki anti-terör yasasına da aykırı davrandığı iddia edilmiş, o zamandan beri Kuveyt Türk’ün ABD’de bir avukat görevlendirdiği açıklanmıştı.

    Belgelerde hukuk şirketi, müvekkillerinin Irak ve Suriye’de mülkleri olan Süryaniler olduğu, Süryanilerin IŞİD tarafından sistematik olarak hedef alındığı yazılmıştı.

    Kuveytli Hajjaj al-Ajmi’nin doğrudan IŞİD’i finanse ettiğini ve bunu KFH ile Kuveyt-Türk aracılığıyla yaptığını belirten davacı, ABD ve BM’nin Ajmi’yi 2014 yılında El Kaide finansörü olarak nitelendirdiğini hatırlatıyor.

    Kuveyt Türk’te Tivnikli Vardı

    Kuveyt Türk’e yöneltilen ve soykırım suçlamasına kadar varan davanın bir başka özelliği bankanın 2001 ile 2015 yılları arasındaki başkan yardımcısının Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok yakın olarak bilinen Abdullah Tivnikli olması.

    Tivnikli’nin Kuveyt Türk’teki etkili koltuğunda oturduğu o dönemde yapılan ve IŞİD ile El Nusra’ya gösterildiği söylenen kolaylıklar, önceki günkü 19 sayfalık dava şikayetnamesinde gösterilmisti.

    Hristiyan Soykırımı ABD Kongresince Kabul Edilmişti

    Amerikalı Sivil Toplum Örgütü, Kuveyt Türk’ün finansal yardımları ile Suriye ve Irak’daki Hristiyanların soykırıma uğradığını ileri sürerken dikkatlerden kaçmayan bir başka detay ise, 2016 yılının Mart ayının 15’inde ABD Kongresinde, Suriye ve Irak’da Hristiyanlara IŞİD tarafından soykırım uygulandığını tanınması. Aynı önergede ABD Kongresi, BM yapısı içinde Suriye savaş suçları mahkemesi kurulmasını tavsiye etmişti. Şimdi WEISS avukatlık firmasinin bu konulara referans eden bir dava açtığını görüyoruz.

    Aynı şekilde Amerikalı bir STK tarafından açılan davada İran hükümetine, 11 Eylül’deki rolünden dolayı ve Amerikalıları mağdur etmesinden dolayı 2014 yılının ortalarında 10.2 milyar dolar para ceza kesilmişti. Bu davanın açılış şekli de İran’a açılan o davaya benziyor.

    Kuveyt Türk terörizm finansmanı filminde yer alacak

    Kuveyt Türk’ün hakkında ABD’den kötü haberler gelmeye devam ediyor.

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 32. Toplantısında, İstanbul’da 23 Kasım günü bir konuşma yapmıştı. Bu konuşmasında Erdoğan ABD Senatosunda yapılacak Kuveyt Türk toplantısını sert bir şekilde kınamıştı. Erdoğan konuşmasında bu gelişmeyi Batı’nın Müslüman ülkelere uyguladığı ayrımcılığın bir başka örneği olarak dile getirmiş ve İİT Genel Sekreterinin bu konu ile ilgilenmesini istemişti.

    Bu ağır eleştirilerden sadece bir gün sonra ise Amerialı film yapımcısı ‘Arsenal Pictures,’ Kuveyt Türk davasının arkasındaki mimar olarak adlandırılan Tom Creal ile film sözleşmesi yaptığını duyurdu. Arsenal Pictures’in yaptığı basın açıklamasına göre Creal ile iki farklı film sözleşmesi yapıldı.

    ‘Kuveyt Türk filmlerin önemli bir aktörü olacak’

    Bu haber için konuşan ve film projesinden haberi olan kaynaklar, filmlerde Kuveyt Türk’ün ve Kuveyt’deki kardeş finans kurumu olan Kuwait Finance House’un terörizm finansmasını konusunda önemli bir aktör olarak yer alacağını ifade ettiler.

    İfşa listesinin başında olacaklar

    Basın açıklamasında Creal, film konularının başında ‘’Terörizmi finanse edenler teröristlerin kendileri kadar kötüdür ve bunların ifşa edilmeleri gerekir. Hristiyan soykırımını finanse edenler, para kaçıranlar, bu planlara gardiyanlık yapanlar, silah kaçakçıları ve ülkeleri ifşa olanlar listesinin başında olacak’’ diyor ve ekliyor: ‘’Finans çarklarını ve bunlara yardım edenleri, o fonları kötü işler için ayıran işbirlikçileri ve bütün bu çarklardan kendisini adaletsizce zengin edenleri anlamak çok kritik önemdedir. Bunları ortaya koymak için de sinema sahnesinden daha iyi bir yer yoktur.’’ Arsenal Pictures aynı zamanda motion pictures ve belgesellerinin de dağıtımcısı.

    Kuveyt Türk Hakkında ABD’de Açılan Dava ve Kongre’deki Toplantı

    ABD’nin California eyaletinde açılan davada, Kuveyt merkezli Kuwait Finance House (KFH), Kuveyt-Türk Katılım Bankası ve Hajjaj al Ajmi IŞİD ve El Kaide gibi örgütlere yardım etmekle suçlanmıştı. Konu hakkındaki geniş bilgi bu linkte bulunuyor.

    Suriye ve Irak’daki Süryani Hristiyanları temsil bir Sivil Toplum Kuruluşu olan St. Francis Assisi (SFA) adına WEISS Avukatlık bürosu tarafından California’da açılan davada Kuveyt Türk, KFH ve ve Hajjaj al Ajmi’ye IŞİD ve El Kaide gibi örgütlere yardım etmekle, ayrica içinde insanlığa karşı suçların işlenmesi, soykırım gibi çok ağır iddialar da bulunan diger bazi suçlara bilerek ve isteyerek yardım ve yataklık etme nedeniyle dava açılmıştı. Bu suçları işleyenlere finansal sistem geliştirerek teşvik etme ve moral yardımı etmek gibi birçok diğer suçlamaları da içeren bu davada Kuveyt Türk’e toplamda 7 suçlama getiriliyordu.

    ABD Senatosunda Kuveyt Türk’ün terörizm bağları tartışılacak

    ABD Senatosunun en güçlü ikinci Demokrat Partili Senatörü olarak bilinen Dick Durbin, Kuveyt Türk ve Kuveyt’de bulunan kardeş bankası Kuwait Finance House’un terörizmi fonlayıp, fonlamadığı hakkında ABD Kongresinde bir oturum düzenleyeceğini hafta başında ilan etmiş, bu toplantı 23 Kasım günü Erdoğan’ın sert tepkisine neden olmuştu.

    Senatör Durbin Senato’daki bu toplantıyı Adalet Komitesinin İnsan Hakları ve Hukuk Alt komitesinde düzenleyecek. ABD Başkanlık seçimleri henüz yapıldığından bu toplantının ne zaman yapılacağının takvimi belli olmuş değil. Bu oturumun temel konusu Kuveyt Türk ve Kuwait Finance House’un (KFH) IŞİD, El Nusra ve diğer başka terörist gruplara para yardımı veya finansal hizmetlerii üzerine olacak. Bu grupların bölgedeki Hristiyan sivilleri öldürüp, yaraladığı ve büyük bir göç meydana getirmesi suçlamaları hakkında tartışma yapılacak. Bankalar da soykırım da dahil olmak üzere birçok ağır suçlamalara yol açmakla veya göz yummakla suçlanıyorlar.

    Kuveyt Türk’te Tivnikli Vardı

    Kuveyt Türk’e yöneltilen ve soykırım suçlamasına kadar varan davanın bir başka özelliği bankanın 2001 ile 2015 yılları arasındaki başkan yardımcısının Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok yakın olarak bilinen Abdullah Tivnikli olması.

    Tivnikli’nin Kuveyt Türk’teki etkili koltuğunda oturduğu o dönemde yapılan ve IŞİD ile El Nusra’ya gösterildiği söylenen kolaylıklar, Haziran ayındaki 19 sayfalık dava şikayetnamesinde gösterilmişti.

    Tom Creal Kimdir:

    Tom Creal ‘’para izleme’’ uzmanı. Kaybolan paraları ve kara paraların ardından gidiyor ve bu işi bir sanatkarlık olarak tanımlıyor. Uluslararası para trafiğini, kara para aklamalarını, terörizm finansmanı ve buna benzer ‘kötü’ işler çeviren uluslararası figürler ve kurumların peşinden gitmesiyle biliniyor. Bir tarafta BM uhdesinde Liberya’nın diktatörü Charles Taylor’ın soykırım yaptıran savaş makinesinin finansmanı izledi, Taylor’ı Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesinde hüküm giydiren ekibin oyuncusu oldu. Sonra Afganistan’da savaş lordlarının illegal ticaret maceralarını hedefledi. ABD içinde uzun yıllar boyu bu konuları izleyerek dişlerini biledi. ABD içi ve uluslararası ağlar için bozduğu illegal para trafiği ve el koydurduğu paralar milyarlarca doları buluyor. Son 18 ayı aşkındır ise sekiz kişilik ekibi ile dikkatini Türkiye’deki illegal ticaret, kanlı savaş suçlarına yardım ve yataklık olarak gördüğü para trafiğini izlemeye almış. 13 Haziran 2016 tarihinde California’da sunduğu dava dilekçesinde Türkiye’den Kuveyt Türk Bankasına çok ağır suçlamalar yöneltti. 15 Haziran’da Haberdar’da çıkan konuyla ilgili köşe yazısında bu davanın Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesine kadar yolu olduğu belirtilmişti çünkü arkasındaki ismin Tom Creal olduğu öğrenilmişti.

    Creal ile Kuveyt Türk davası hakkında yapılan detaylı bir mülakatın linki.

    Bharara’dan Zarrab’a: Avukatlarının Başka Kimi Temsil Ettiğini Biliyor musun?

    New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara Cuma günü ilginç bir başka çıkış yaparak Reza Zarrab’a kendisini temsil eden avukat şirketlerinden Kirkland & Ellis, LLP’nin (K & E) aynı zamanda Alman Deutsche Bank ve Bank of America’yı farklı kapasitelerde temsil ettiği için bir çıkar çatışması (conflict of interest) potensiyelinin olduğunu bildirdi. Bharara, bu şekilde Zarrab’ın avukatlarının kendisine gerektiği şekilde hizmet veremeyebileceği uyarısı yapmış oldu.

    Bharara 4 sayfalık dilekçesinde Zarrab ve ortaklarının döviz exchange büroları da olmak üzere oluşturdukları network’ün ABD Hazine Bakanlığı tarafından ambargolu olan İran kurumlarına bu ambargoları aşmak için yardım ettiklerini kaydetti. Zarrab ve ortaklarının bu işlemlerinden gerçekten istifade edenlerin ise İran kurumları olduğunu, bunu saklamak için araya farklı katmanların sokulduğunu ve bu durumda Deutsche Bank ve Bank of America’nın da normalde yapmak istemeyecekleri işlemleri yaparak mağdur duruma düştüklerini not etti. Bu şekilde bu bankaları temsil eden avukat şirketinin aynı zamanda Zarrab’ı temsil etmesinin sıkıntı oluşturduğunu çünkü bankaların Zarrab’dan dolayı zarara uğramış olduğunu, bu davada karşı karşıya gelmiş tarafların aynı avukatlı bürosu tarafından temsil etmesinin Zarrab için istenecek bir durum olmadığı kaydedildi.

    Böyle bir ‘çıkar çatışması’ durumu normalde avukatların kendisi tarafından belirtilmesi gerektiği düşünülüyor. Bharara, Zarrab’ın bu şartlar altında kendi durumunun farkındalığına varmak için bir toplantı yapılması gerektiğini, kendisine yaklaşık 50 soru sorarak bu avukatlık hizmetinden gerçekten istifade edip, etmediği sorulacak. K&E şirketi, Bharara’nın dilekçede belirttiğine göre Eylül ayında Bancroft avukatlık bürosunu aldı. Bu şekilde Zarrab’ın avukatlarından 4 isim, çıkar çatışmasına muhatap kalabilir. Bunlar içinde daha önce ismi Bharara’nın yakın arkadaşı olarak kendisini tanıtan Viet D.Dinh de var. Bu şekilde Bharara, kendisini yakın arkadaşı olarak Avukat Dinh’in kovulması gerektiğini Zarrab’a tavsiye etmiş oldu. Ayrıca ABD hükümetini ABD Yüksek Mahkemesi’nde savunan, eski Adalet Bakan Yardımcısı Paul D. Clement, Edmund G Lacour ve Jeffrey M Harris.

    Zarrab’a sorulacak 50 soru içinde E&K’nin bu gelişmelerden kendisini haberdar edip, etmediği, bu gelişmenin kendisi hakkında ne anlama geleceğinin avukatları tarafından söylenip söylenmediği, bu avukat şirketinden gerekli şekilde hizmet alıp, almadığı gibi sorular da var. Avukat şirketinin Zarrab’ın ne zaman pazarlık yapması gerektiği gibi konulardaki rolü de hatırlatılıyor.

    Eğer Zarrab kendi avukatları ile devam etmek isterse o zaman şikayet hakkı ortadan kalkacak.

    Bharara: Devam eden diğer soruşturmalar var
    Zarrab davası hızından birşey kaybetmiyor. Zarrab’ın savunma avukatlarının 14 sayfalık bir dilekçeyi Hakim Berman’a sunması ve 17 Aralık polis raporunun geçersiz sayılmasını talep etmesinden saatler sonra 17 Kasim Persembe gunu Bharara ve yardımcı savcıları mahkemeye 5 sayfalık ve 2 sayfalık yeni iki dilekçe sundular. Bu dilekçelerde, ilk kez resmi olarak Zarrab ve ismi açıklanan 3 diğer sanık dışında başka soruşturmaların da devam ettiği ve başka isimlerle ilgili bu soruşturmalardan dolayı da Reza Zarrab davasının kanıtlarının üzerindeki koruma kararının sürmesi gerektiği belirtildi.
    Bharara: Savunma ile kanıtların paylaşılması ABD’nin Ulusal güvenliğine zarar verebilir
    Başsavcılık, Zarrab’ın savunmasının finansal kurumlar ve email hesaplarından alınan dokümanların ‘hassas olmadığını’ iddia etmesinin yanlış olduğunu yazdı. Savcılık bu bilgiler açıklanması halinde ‘’soruşturmanın hedefinin, başsavcılığın takip ettiği kanıtların kaynaklarının, başsavcılığın şimdiden sahip olduğu bilginin genişliğinin’ anlaşılacağını söyledi ve ekledi: ”Başsavcılığın soruşturmasının hedeflerinin (hedef kişi ve kurumların) bu bilgiler nedeniyle uyarılması şu an devam eden ulusal güvenlik soruşturmalarına tamir edilemeyecek zararlar verebilir. Hedeftekilerin seyahat planlarını değiştirmesi veya kanıtların yok edilmesi ve malların (sahipliğinin) değiştirilmesi de dahil olmak üzere.’’
    Başsavcılık ayrıca Zarrab’ın avukatlarının sanık Zarrab’ın ”çalışanları veya işbirlikçileri arasındaki yazılı iletişimin, banka ve diğer finansal kayıtların açıklanmasını” istediğini fakat ”bu bilgiler üzerindeki koruma kararının kaldırılması kanıtların çoğunun üzerindeki korumayı eleyecektir” itirazını getirdi.
    Koruma Kararının kaldırılması devam eden soruşturmaları engelleyebilir
    Dilekçede başsavcılık, koruma kararının savunma ile birlikte ortaklaşa olarak alındığı, bunun nedeninin ise ”kanıtların üçüncü partiye verilmesi halinde soruşturmaya muhatap olan başka kişilerin güvenliği ve süregiden diğer soruşturmaları engelleyebileceği” uyarısı yapıldı.
    Kanıtlar yabancı tarafları da ilgilendiriyor
    Başsavcılık ayrıca kanıtların önemli derecede kapsamlı olduğunu ve yabancı partileri (tarafları: yabancı kişi veya kurumları) ilgilendirdiği, bundan dolayı savunmanın Haziran 1’de söz verdiği gibi bu delillerin gizli kalmasını değiştirmek istemesinin mümkün olmadığı kaydedildi.
    Bharara’nın savunmaya güveni mi yok?
    Başsavcılık’ın ayrıca mahkeme başkanı Berman’a ikinci bir dilekçe gönderdi. Dilekçede, savcılığın mahkemeye gönderdiği farklı bir mektupta Başsavcılığın izlediği diğer soruşturmalardan bahsettiği ve eğer Zarrab’ın savunmasının talep ettiği şekilde koruma kararı kaldırılırsa, bunun o devam eden soruşturmaları da etkileyeceği ifade edildi. Dİlekçeden böylece mahkeme başkanı Berman’a ‘ex parte’ gönderilen bir mektupla mahkeme ile paylaşıldığı halde diğer bazı kanıtların savunmadan gizlendiği anlaşılıyor.
    Zarrab’ın savunması ile bu bilgilerinin paylaşılmamasının nedeni, savunmanın bu verilen bilgileri farklı partilerle paylaşma ihtimalinden duyulan endişe olduğu sanılıyor.

    Zarrab Celsesinde Ne Konuşuldu, Bundan sonraki takvim

    Reza Zarrab’in bugunkü celsesi yapıldı. Celse, duruşmadan haberdar olan kaynakların bildirdiğine göre, kısa sürdü ve görüş alışverişinde bulunuldu.

    Duruşmada ayrıca Zarrab’ın davasının gidişatı ve bundan sonraki takvimi kararlaştırıldı.

    50 Soru 30 Kasım’da Sorulacak
    Zarrab için hazırlanan 50 civarındaki soru 30 Kasım tarihinde yapılacak celsede sorulacak. O soruların içinde Zarrab’a ‘ne zaman suçluyum demeni biliyor musun?’ veya ‘başsavcılıkla ne zaman pazarlık yapman gerektiğinin farkında mısın?’ gibi soruların bulunduğu görüldü.

    Eğer 30 Kasım’da yapılacak duruşmada savunma avukatlarının dava ile ilgili kritik bazı bilgileri Zarrab’a hakkıyla ve gerektiği şekilde vermediği ortaya çıkarsa Yargıç Berman’ın Zarrab’ın avukatlarını ‘yetersizlik’ sebebiyle diskalifiye etme hakkına sahip olduğu öğrenildi. Böyle bir gelişme yaşanırsa, Mahkemenin atadığı ‘bağımsız avukat’ Zarrab adına pazarlık yapabilir.

    Eylül ayında Zarrab’ın avukatları yargıçtan çekilmesini talep etmiş, yargıç Berman bu talebi ivedilikle reddetmişti. Şimdi ise Yargıç, avukatları diskalifiye edip, etmemeye karar verecek.

    Detaylı Bilgi Linkleri
    Konuyla ilgili detaylı bilgi ve background önceki haberde, ve o haberde bulunan diğer linklerde var.

    ABD’de 24 Kasım Perşembe günü Şükran Günü. ABD’nin en büyük iki kutsal gününden biri. Bütün kamu daireleri bir günlüğüne tatil olacak.

    Takvim
    Avukatların yeterliliği celsesi: 30 Kasım, 10am

    Zarrab’ın İphone’dan çıkan bilgiler celsesi: 5 Aralık, 9.30am

    Yargıç Berman, Savunma’nın Erteleme Talebini Reddetti, Celse Çarşamba Sabahı Yapılacak

    Yargıç Richard Berman, savunmanın erteleme talebini reddederek, Reza Zarrab’ın avukatlarının Zarrab’a yeterli seviyede hizmet verip, vermediklerine dair celseyi Çarşamba günü sabah saatlerinde yapılmasına karar verdi. Berman, savunma avukatlarına Çarşamba sabahı ABD Doğu saatiyle 9.30’da yapılacak celseye ‘tecrübeli’ bir avukatın gönderilmesini de istedi. Bununla ilgili ‘onama’ kağıdını Sali akşamı sisteme yükledi.

    Yargıç ayrıca konu ile ilgili olarak Pazartesi günü yeniden bir celse daha yapılabileceğini söyledi.

    Yargıç, Savunma Avukatlarını Diskalifiye Edebilir

    Yargıç Berman, eğer bu celseler sonucunda Zarrab’ın gerekli şekilde bilgilendirilmediğini farkeder, savunmanın Zarrab’ı yeterli seviyede savunmadığına kanaat ederse, savunma avukatlarını diskalifiye etmeye karar verebilir.

    Çarşamba sabahı öğrenilecek en önemli sorulardan bir tanesi, Bank of America ve Deutsche Bank’ı temsil eden Avukatlık Bürosu K & E’nin bu durumdan Zarrab’ı haberdar edip, etmediği. Eğer etmemişse, bu şekilde Zarrab’ın yaptığı işlemlerden dolayı mağdur olduğu düşünülen bu bankaların temsiliyeti ile Zarrab’ın temsiliyetini beraber yapmasına rağmen bundan Zarrab’ı haberdar etmediği ortaya çıkacak.

    Konu ile ilgili daha detaylı haberlere ‘28 Kasım Zarrab Davası Önemli Gelişmelere Açık’’ ve ‘Zarrab İle İlgili Duruşma Yarına Alındı. Avukatlarının Zarrab’a verdiği hizmet tartışılacak’ bu linklerde var.

    Zarrab’ın Avukatları Yargıcın Çekilmesini Talep Etmişti

    Hatırlanacağı gibi bundan önce Zarrab’ın savunma avukatları Yargıç Berman’ın mahkemeden çekilmesini, 2014’de İstanbul’da katıldığı bir konferansdan dolayı talep etmiş, Berman bu talebi reddetmişti.


    Jurili asıl duruşmalar ise 27 Ocak 2017’da ‘esas iddiname’ ile başlayacak.
http://washingtonusapoint.blogspot.ca/2016/12/bhrara-zarrabdan-magdur-olan-yeni-abd.html